<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Konya Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | konyahaberi.com</title>
	<link>https://www.konyahaberi.com/</link>
	<description>Şehrin Sözü &amp;amp; Haberin Özü</description>
	<image>
		<title>Konya Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | konyahaberi.com</title>
		<link>https://www.konyahaberi.com/</link>
		<url>https://www.konyahaberi.com/images/banner/konya_haberi_logo3.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/egitim/5g-teknolojisiyle-sinirlari-asan-karne-heyecani-7-ilde-es-zamanli-h249.html</link>
		<title>5G Teknolojisiyle Sınırları Aşan Karne Heyecanı: 7 İlde Eş Zamanlı Tören</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[Türk Telekom&#039;un sunduğu 5G teknolojisiyle İstanbul Seyrantepe Ortaokulu&#039;ndaki karne töreni, Türkiye&#039;nin farklı illerindeki Günışığı çocuklarını aynı anda buluşturdu. Yüksek hız ve düşük gecikmeyle mesafe tanımayan karne coşkusu bir arada yaşandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="5">İstanbul Seyrantepe Ortaokulu'nda düzenlenen karne töreni, teknolojinin gücüyle mesafeleri ortadan kaldırarak unutulmaz bir deneyime sahne oldu. Türk Telekom'un sunduğu 5G teknolojisinin yüksek hız ve düşük gecikme avantajı sayesinde, Türkiye'nin farklı illerinde eğitim gören "Günışığı" projesi öğrencileri eş zamanlı olarak bir araya gelerek karne heyecanını hep birlikte paylaştı.</p>

<p data-path-to-node="6">Sınırları aşan bu anlamlı etkinlikte, ülkenin dört bir yanından öğrenciler kesintisiz canlı bağlantılarla İstanbul'daki merkeze bağlandı. Dijital ortamda gerçekleşen bu büyük buluşmaya;</p>

<ul data-path-to-node="7">
	<li>
	<p data-path-to-node="7,0,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,0,0">Afyonkarahisar</b> Kadaifçioğlu İlkokulu’ndan Asya Demirel (10), Mehmet Gürbüz (8), Onur Uraz ve Defne Yılmaz (7),</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="7,1,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,1,0">Diyarbakır</b> Bismil Tepe İmam Hatip Ortaokulu’ndan Rümeysa Karakoç (14),</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="7,2,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,2,0">Isparta</b> Zehra Ulusoy İlkokulu’ndan Muhammed Cemil Özkul (7),</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="7,3,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,3,0">Samsun</b> Canik Uludağ Ortaokulu’ndan Beyza Nur Ay (11),</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="7,4,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,4,0">Konya</b> Meram Doktor Teoman Bilge İlkokulu’ndan Ahmet Akkan (10),</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="7,5,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,5,0">Van</b> Muradiye Cumhuriyet Ortaokulu’ndan Emir Akkuş ve Emre Akkuş (14) katılım sağladı.</p>
	</li>
</ul>

<p data-path-to-node="8">Farklı yaş gruplarından ve farklı coğrafyalardan gelen öğrenciler, 5G teknolojisinin sunduğu kusursuz iletişim deneyimiyle aynı ekranda buluşarak dönem sonu sevinçlerini birbirleriyle paylaştılar.</p>

<p data-path-to-node="9"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="9">Haber Kaynağı:</b> Ismahan Çeribaşı – Türk Telekom Kurumsal Medya İlişkileri Uzmanı</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 26 22:49:58 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/egitim/5g-teknolojisiyle-sinirlari-asan-karne-heyecani-7-ilde-es-zamanli-h249.html">5G Teknolojisiyle Sınırları Aşan Karne Heyecanı: 7 İlde Eş Zamanlı Tören</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/egitim/isg-sinavlarinda-basarinin-formulu-isg-sinav-okulu-ile-hedefinize-h248.html</link>
		<title>İSG Sınavlarında Başarının Formülü: İSG Sınav Okulu ile Hedefinize Ulaşın!</title>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<description><![CDATA[İSG sınavlarında Türkiye dereceleri çıkaran İSG Sınav Okulu – Volkan Altunay, güncel kaynak seti ve ücretsiz canlı kamplarıyla adayları başarıya ulaştırıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) sınavlarına hazırlanan adayların ilk tercihi olan İSG Sınav Okulu, Volkan Altunay liderliğinde binlerce adayı başarıya ulaştırmaya devam ediyor. Yaklaşık 5 yıldır İş Güvenliği Uzmanı (A-B-C Sınıfı), İşyeri Hekimi (İH) ve Diğer Sağlık Personeli (DSP) adaylarına profesyonel eğitim çözümleri sunan platform, her dönem çıkardığı Türkiye dereceleriyle başarısını kanıtlıyor.</p>

<h3><strong>Güncel Mevzuat ve Zengin Kaynak Seti</strong></h3>

<p>İSG sınav mantığına tamamen uygun, güncel mevzuat doğrultusunda hazırlanan geniş yayın yelpazesi, adayların sınav sürecini en verimli şekilde yönetmesini sağlıyor. Başarıyı hedefleyen adaylar için hazırlanan kapsamlı kaynak seti şu içeriklerden oluşuyor:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>ABC Sınıfı İSG Sınavlarına Hazırlık Deneme Kitabı</strong> (35 Deneme)</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Tamamı Çözümlü 25 Deneme Sınavı</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>2025 Adet Karışık Sorudan Oluşan Soru Bankası</strong> (10 Özel Deneme)</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Tamamı Çözümlü Soru Bankası</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Konu Konu Mevzuat Soru Bankası</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Tamamı Tablolardan Oluşan Özet Konu Anlatım Kitabı</strong></p>
	</li>
</ul>

<h3><strong>Sınava Kadar Kesintisiz Eğitim ve Kamp Desteği</strong></h3>

<p>İSG Sınav Okulu, sadece kitap desteğiyle kalmayıp adayları sınav gününe kadar her adımda destekliyor. Program kapsamında sunulan <strong>ücretsiz canlı konu anlatım dersleri</strong> ve <strong>soru çözüm kampları</strong> ile eksikler kapatılırken, sınava son 15 gün kala düzenlenen <strong>Hızlandırılmış Son Tekrar Kampı</strong> ile tüm bilgiler taze tutuluyor.</p>

<p>Ayrıca WhatsApp, Telegram ve Instagram gibi sosyal mecralar üzerinden yapılan düzenli soru paylaşımları, güncel mevzuat notları ve kritik hatırlatmalarla adayların motivasyonu her zaman en üst seviyede tutuluyor. Yoğun ilgi gören ve her dönem kısa sürede tükenen bu kaynaklarla doğru bir hazırlık süreci geçirmek ve geleceğinizi güvenceye almak için siz de İSG Sınav Okulu – Volkan Altunay ailesindeki yerinizi ayırtın.</p>

<p><strong><a href="https://chat.whatsapp.com/Jaswc2zFQNJISrIbceK0ZH?s=cl&amp;p=a&amp;mlu=0" rel="noreferrer noopener" target="_blank">İSG Sınav Okulu - Volkan Altunay Ücretsiz WhatsApp Eğitim Grubu için tıklayınız</a></strong></p>

<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.osgbhaber.com/" rel="noreferrer noopener" target="_blank"><img alt="Ortak Sağlık ve G&amp;uuml;venlik Birimi | İş Sağlığı ve G&amp;uuml;venliği Haber Merkezi | OSGB HABER" height="44" src="https://www.osgbhaber.com/images/banner/logo33.png" width="180" /></a></strong></p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 26 02:38:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/egitim/isg-sinavlarinda-basarinin-formulu-isg-sinav-okulu-ile-hedefinize-h248.html">İSG Sınavlarında Başarının Formülü: İSG Sınav Okulu ile Hedefinize Ulaşın!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/yasam/muharrem-ayi-nedir-ve-nasil-degerlendirilmelidir-muslumanlar-icin-h247.html</link>
		<title>Muharrem Ayı Nedir ve Nasıl Değerlendirilmelidir? Müslümanlar İçin Önemi ve Aşure Günü</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayı başladı. İbadet, barış ve manevi yenilenme dönemi olan bu mübarek ayda, Aşure Günü’nün maneviyatı ve Hz. Hüseyin’in adalet mücadelesi konferans ve dualarla idrak ediliyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><!-- x-tinymce/html --></p>

<p data-path-to-node="3">İslam dünyası için manevi bir yenilenme ve durulma dönemi olan Muharrem ayı başladı. Hicri takvimin ilk ayı olmasının yanı sıra, barındırdığı tarihi ve ibadi önemle bir "bilinç kampı" niteliği taşıyan bu mübarek zaman dilimi, Müslümanlar için hem bir ibadet mevsimi hem de birlik beraberlik vesilesidir.</p>

<h3 data-path-to-node="4"><strong>Haram Ayların İlki: Muharrem Ayı</strong></h3>

<p data-path-to-node="5">Muharrem ayı, İslamiyet'te savaşmanın ve haksızlık yapmanın kesinlikle yasaklandığı dört "Haram Ay"dan (Muharrem, Receb, Zilkade, Zilhicce) biridir. Savunma hatları hariç barışın ve güvenin esas kılındığı bu dönem, tamamen ibadete ve manevi derinleşmeye ayrılmıştır. Ramazan orucu farz kılınmadan önce Müslümanlar için zorunlu olan Muharrem orucu, günümüzde müstehap (güzel, sevaplı ameller) olarak varlığını sürdürmektedir.</p>

<h3 data-path-to-node="6"><strong>Aşure Günü ve Oruç İbadeti</strong></h3>

<p data-path-to-node="7">Muharrem ayının 10. günü, İslam tarihinde "Aşure Günü" olarak adlandırılır. Önceki ümmetlerde de var olan bu günde oruç tutma geleneği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından da tavsiye edilmiştir. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.), diğer inanç gruplarıyla birebir benzeşmemek adına Müslümanlara orucu tek bir gün değil; Muharrem'in 9. ve 10. günlerinde ya da 10. ve 11. günlerinde tutmayı öğütlemiştir.</p>

<h3 data-path-to-node="8"><strong>Hz. Hüseyin ve Kerbela Bilinci</strong></h3>

<p data-path-to-node="9">Muharrem ayı ve özellikle Aşure günü, aynı zamanda İslam tarihinin en büyük acılarından birini barındırır. Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki aziz canlar, bu günde zalimler tarafından şehit edilmiştir. Hz. Hüseyin'in bu asil duruşu, ümmete zalim karşısında eğilmemeyi, adaleti savunmayı ve haksızlığa karşı kenetlenmeyi miras bırakmıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="10"><strong>Gençlere Aktarılması Gereken Bir "Manevi Kamp"</strong></h3>

<p data-path-to-node="11">Bu ay, Müslümanların Allah'a olan kulluk ahitlerini, şeytana ve zulme karşı mücadele kararlılıklarını tazeledikleri bir eğitim dönemidir. Muharrem ayı boyunca bolca Kur'an okumak, nafile namazlar kılmak, zikir ve istiğfarda bulunmak tavsiye edilir. Ayrıca bu bilincin gelecek nesillere aktarılması için konferans, panel, sohbet ve yarışmalar düzenlenmeli; gençlerde tevhid, risalet ve tebliğ şuuru diri tutulmalıdır.</p>

<p data-path-to-node="11">Kaynak: Rıfat ORAL</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 11:07:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/yasam/muharrem-ayi-nedir-ve-nasil-degerlendirilmelidir-muslumanlar-icin-h247.html">Muharrem Ayı Nedir ve Nasıl Değerlendirilmelidir? Müslümanlar İçin Önemi ve Aşure Günü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/yasam/asure-gunu-neler-oldu-iste-10-muharremde-yasanan-7-buyuk-mucize-h246.html</link>
		<title>Aşure Günü Neler Oldu? İşte 10 Muharremde Yaşanan 7 Büyük Mucize</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Muharrem ayının 10. günü idrak edilen Aşure Günü, Hz. Âdem&#039;in tevbesinden Hz. Mûsâ&#039;nın mucizesine ve Kerbela&#039;nın derin sızısına kadar insanlık tarihine yön veren 7 büyük olayın merkezidir. İşte Aşure Günü yaşanan o tarihi hadiseler...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="1">İslam tarihinin ve kültürel mirasımızın en müstesna dönemlerinden biri olan Muharrem ayının 10. günü, yani <b data-index-in-node="107" data-path-to-node="1">Aşure Günü</b>, insanlık tarihinin seyrini değiştiren birçok mucizevi ve tarihi olaya ev sahipliği yapmıştır. Farklı dönemlerde peygamberlerin dertlerinden arındığı, zalimlerin zulmünden kurtulduğu bu mübarek gün, aynı zamanda yürekleri burkan tarihi hadiseleri de içinde barındırır.</p>

<p data-path-to-node="2">İslam kaynaklarına göre <b data-index-in-node="24" data-path-to-node="2">Aşure Günü meydana gelen 7 büyük hadise</b> şu şekildedir:</p>

<h3 data-path-to-node="3"><strong>1. Hz. Âdem’in (a.s.) Tevbesinin Kabul Edilmesi</strong></h3>

<p data-path-to-node="4">İnsanlığın atası ve ilk peygamber olan Hz. Âdem’in işlediği zelle sonrasında ettiği içten tevbeler, Muharrem ayının 10. gününde kabul edilmiş ve ilahi rahmete mazhar olmuştur.</p>

<h3 data-path-to-node="5"><strong>2. Hz. Nûh’un (a.s.) Tufandan Kurtuluşu</strong></h3>

<p data-path-to-node="6">Aylarca süren büyük tufanın ardından Hz. Nûh ve ona inananları taşıyan gemi, Aşure Günü’nde Cudi Dağı’na oturmuştur. İnananlar, fırtınanın dinmesi ve karaya ayak basmanın şükrü olarak ellerinde kalan son malzemelerle ilk aşure aşını bu gün pişirmiştir.</p>

<h3 data-path-to-node="7"><strong>3. Hz. İbrahim'in (a.s.) Ateşten Kurtulması</strong></h3>

<p data-path-to-node="8">Hak dini tebliğ ettiği için zalim Nemrud tarafından devasa bir ateşe atılan Hz. İbrahim, Allah’ın <i data-index-in-node="98" data-path-to-node="8">"Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selametli ol!"</i> emriyle bu mübarek günde yanmaktan kurtulmuş, ateş onun için bir gül bahçesine dönmüştür.</p>

<h3 data-path-to-node="9"><strong>4. Hz. Mûsâ'nın (a.s.) Firavun'un Zulmünden Kurtulması</strong></h3>

<p data-path-to-node="10">İsrailoğullarını köleleştiren Firavun’un zulmünden kaçan Hz. Mûsâ ve kavmi, Aşure Günü’nde Kızıldeniz’in mucizevi bir şekilde ikiye yarılmasıyla karşı kıyıya geçmiş; onları takip eden Firavun ve ordusu ise sulara gömülmüştür.</p>

<h3 data-path-to-node="11"><strong>5. Hz. Yûsuf'un (a.s.) Zindandan Kurtulması</strong></h3>

<p data-path-to-node="12">Kardeşlerinin haksızlığı ve atıldığı iftira sonucu uzun yıllar Mısır zindanlarında esir kalan Hz. Yûsuf, Muharrem’in 10’unda özgürlüğüne kavuşarak Mısır’ın hazine yönetiminin başına geçeceği sürecin kapısını aramıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="13"><strong>6. Hz. Eyyüb'un (a.s.) Şifaya Kavuşması</strong></h3>

<p data-path-to-node="14">Yıllarca ağır bir hastalıkla imtihan edilen, sabrı ve metanetiyle İslam dünyasına sembol olan Hz. Eyyüb, Aşure Günü Allah'ın emriyle ayağını yere vurmuş, yerden fışkıran şifalı suyla yıkanıp içerek tüm dert ve hastalıklarından arınmıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="15"><strong>7. Hz. Hüseyin'in (a.s.) Kerbela'da Şehadeti</strong></h3>

<p data-path-to-node="16">Aşure Günü, mucizelerin yanı sıra İslam tarihinin en büyük acılarından birine de sahne olmuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 yakını, Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde Kerbela topraklarında haksızca şehit edilmiştir. Bu acı hadise, Aşure Günü'nü aynı zamanda bir birlik, beraberlik ve hüzün günü kılmıştır.</p>

<p data-path-to-node="16">Kaynak: Akra Media</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 26 10:33:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/yasam/asure-gunu-neler-oldu-iste-10-muharremde-yasanan-7-buyuk-mucize-h246.html">Aşure Günü Neler Oldu? İşte 10 Muharremde Yaşanan 7 Büyük Mucize</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/spor/1922-aksehirspor-da-sok-gelisme-3-lig-e-katilim-tehlikede-h245.html</link>
		<title>1922 Akşehirspor&amp;#039;da Şok Gelişme: 3. Lig&amp;#039;e Katılım Tehlikede!</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[1922 Akşehirspor&#039;da yönetim krizi! Belediye Başkanı Dr. Ahmet Nuri Köksal, yapılan tüm çağrılara rağmen sorumluluk alacak yönetim çıkmadığını belirterek, takımın 3. Lig&#039;e katılımının mevcut şartlarda mümkün görünmediğini açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Akşehirspor'da Yönetim Krizi: 3. Lig Hayali Sönüyor mu?</p>

<p>1922 Akşehirspor Kulüp Başkanlığı görevinden yasal zorunluluklar nedeniyle istifa eden Akşehir Belediye Başkanı Dr. Ahmet Nuri Köksal, kulübün geleceğine dair çarpıcı bir açıklama yaptı. Yıllar süren emeğin ardından 3. Lig'e yükselme başarısı gösteren takımın, gerekli desteği bulamadığı için liglere katılamayacağı belirtildi.</p>

<p>"Destek Çağrılarımız Karşılıksız Kaldı"</p>

<p>Başkan Köksal, yaptığı açıklamada 3. Lig'in şehrin tanıtımı ve genç sporcuların geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Tüm çabalara rağmen siyaset, iş dünyası ve spor kamuoyundan beklenen sahiplenmenin gelmediğini belirten Köksal, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yüzlerce hemşerimizle bir araya geldik, toplantılar düzenledik ancak sorumluluk alacak bir yönetim iradesi maalesef ortaya çıkmadı. Gelinen noktada 1922 Akşehirspor'un 3. Lig'e katılımı mümkün görünmemektedir."</p>

<p>Olağanüstü Genel Kurul Kararı Bekleniyor</p>

<p>Yönetim kurulu üyelerinin olağanüstü genel kurul kararını kısa süre içerisinde ilan etmesi beklenirken, Akşehir kamuoyunda "Bu başarı heba mı edilecek?" endişesi hakim. Başkan Köksal, tüm Akşehir dinamiklerini bu büyük başarıya sahip çıkmaya davet ederken, yönetim kurulunun alacağı karar sonrası sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 26 13:44:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/spor/1922-aksehirspor-da-sok-gelisme-3-lig-e-katilim-tehlikede-h245.html">1922 Akşehirspor&amp;#039;da Şok Gelişme: 3. Lig&amp;#039;e Katılım Tehlikede!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/guncel/muharrem-ayi-ve-asure-gunu-faziletler-tarihi-olaylar-ve-bereket-h244.html</link>
		<title>Muharrem Ayı ve Aşure Günü: Faziletler, Tarihi Olaylar ve Bereket Gelenekleri</title>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<description><![CDATA[Muharrem ayı ve Aşure Günü’nün faziletleri nelerdir? Prof. Dr. Orhan Çeker, oruçtan bereket ritüellerine kadar bu mübarek günün nasıl değerlendirilmesi gerektiğini açıklıyor. İslam alemine hayırlı olsun.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İslam dünyasının manevi ikliminde müstesna bir yere sahip olan Muharrem ayı, hem Hicri takvimin başlangıcı olması hem de bünyesinde barındırdığı Aşure Günü ile büyük bir öneme sahiptir. Ehl-i Sünnet Alimler Birliği Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker, bu mübarek zaman diliminin faziletlerini ve Müslümanlar için taşıdığı derin anlamları hatırlatıyor.</p>

<p>Muharrem Ayı: Faziletli Bir Başlangıç</p>

<p>Hadis-i şeriflerde, Ramazan ayından sonra oruç tutulabilecek en faziletli ay olarak işaret edilen Muharrem ayı, "haram aylar" statüsündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bu ayın manevi ikliminden istifade edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.</p>

<p>Aşure Günü’nün Tarihi ve Manevi Önemi</p>

<p>Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure Günü, tarih boyunca birçok önemli hadiseye ev sahipliği yapmıştır. İslami kaynaklarda yer alan bilgilere göre bu günde;</p>

<p>Hz. Adem’in (a.s) tövbesi kabul edilmiş,</p>

<p>Hz. Nuh’un (a.s) gemisi Cûdi dağına ulaşmış,</p>

<p>Hz. Musa (a.s) ve beraberindekiler Firavun’un zulmünden kurtulmuş,</p>

<p>Hz. İsa (a.s) dünyaya gelmiştir.</p>

<p>Aynı zamanda bu gün, tarihimizin en hüzünlü hadiselerinden biri olan Kerbela faciasında Hz. Hüseyin Efendimizin şehadetiyle de hatırlanmaktadır.</p>

<p>Prof. Dr. Orhan Çeker'den Aşure Günü Tavsiyeleri</p>

<p>Prof. Dr. Orhan Çeker, Aşure Günü’nün bereketinden istifade etmek için şu hususlara dikkat çekmektedir:</p>

<p>Oruç İbadeti: Peygamberimizin sünnetine uyarak, Aşure günü ile birlikte öncesine veya sonrasına bir gün ekleyerek oruç tutulmalıdır.</p>

<p>Bereket Ritüeli: Aile bütçesinde ve evde bereketin artması için, Aşure günü gıda maddelerinden az da olsa alarak, bu ürünlerin yıl boyunca yenilenerek tüketilmesi tavsiye edilir.</p>

<p>Sosyal Dayanışma: Aşure çorbası pişirip komşularla paylaşmak, İslam toplumundaki kardeşlik ve paylaşma ruhunu pekiştirmektedir.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 26 13:12:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/guncel/muharrem-ayi-ve-asure-gunu-faziletler-tarihi-olaylar-ve-bereket-h244.html">Muharrem Ayı ve Aşure Günü: Faziletler, Tarihi Olaylar ve Bereket Gelenekleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/yasam/konya-aydinlar-ocaginin-aci-kaybi-ismail-baha-marti-vefat-h243.html</link>
		<title>Konya Aydınlar Ocağının Acı Kaybı: İsmail Baha Martı Vefat Etti</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[Konya Aydınlar Ocağı Cuma Sohbetleri konuşmacılarından Elektrik Elektronik Mühendisi İsmail Baha Martı vefat etti. Martı’nın cenazesi Hacı Fettah Mezarlığı’na defnedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="2">Konya’nın kültürel ve entelektüel hayatına önemli katkılar sunan Konya Aydınlar Ocağı camiası, derin bir üzüntüyle sarsıldı. Konya Aydınlar Ocağı bünyesinde gerçekleştirilen "Cuma Sohbetleri" programının değerli konuşmacılarından, Elektrik Elektronik Mühendisi İsmail Baha Martı Hakk’ın rahmetine kavuştu.</p>

<p data-path-to-node="3">Gerek mesleki kariyeri gerekse kültürel sohbetleriyle tanınan ve sevilen bir isim olan İsmail Baha Martı'nın vefatı, ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerini ve Konya Aydınlar Ocağı üyelerini yasa boğdu.</p>

<h3 data-path-to-node="4">Hacı Fettah Mezarlığı’na Defnedildi</h3>

<p data-path-to-node="5">Merhum İsmail Baha Martı’nın cenazesi, 22 Haziran 2026 Pazartesi günü ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından dualarla Hacı Fettah Mezarlığı’na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p data-path-to-node="6">Biz de Fix Medya grubu olarak merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve Konya Aydınlar Ocağı camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 26 01:04:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/yasam/konya-aydinlar-ocaginin-aci-kaybi-ismail-baha-marti-vefat-h243.html">Konya Aydınlar Ocağının Acı Kaybı: İsmail Baha Martı Vefat Etti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/spor/konyaspor-un-kurulus-hikayesi-h242.html</link>
		<title>Konyaspor&amp;#039;un kuruluş hikayesi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[1922&#039;de Akşehir&#039;deki Büyük Taarruz kamuflaj maçıyla filizlenen, Gençlerbirliği ve İdmanyurdu rekabetiyle büyüyen Konyaspor&#039;un yeşil-beyazlı şampiyonluk destanı ve köklü kuruluş hikayesi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Futbolun Konya’da filizlendiği yıllarda düzenlenen önemli bir organizasyon şehrin bu oyunla tanışmasını inkılap tarihine kazıdı. Anadolu’da işgali sona erdirecek kuva-i milliye ruhu, düzenli ordularla düşmanın korkulu rüyası olmaya başlamıştı. Türk ordusu Kurtuluş Savaşı’ında Yunan ordusuna son darbeyi indirmeye hazırlanırken Anadolu’da bir sessizlik hakimdi. Çatışmalar azalmış her iki ordu dfa birbirlerinin nasıl bir hamle yapacağını sezmeye çalışıyordu. Yunanlılar Ege’den içeriye yavaş yavaş ilerlemekteydi.<br />
<br />
Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü’ye Batı Cephesi Karargahı Akşehir’de bir futbol maçı düzenlenmesini emretti. Bu maç aslında önemli stratejilerinin belirleneceği büyük toplantının kamuflajı olacaktı. Tarih 1922 yılı Temmuz ayının 28’ini gösteriyordu. “Türklerin savaş ya da taarruz hazırlığıyla bir ilgisi yok. Askerleri bile halktan gençlerle eğleniyor.” oyunu için, en iyi araç olarak yine top seçilmişti. Yanıltma taktiği için Akşehirli gençler ve cephe komutanlığındaki subaylar ile erattan, iki takım oluşturuldu. Akşehir takımında oynayan Kara Mustafa’nın kardeşi Aşcı Hoca’nın Necati, hayatında şahit olduğu bu en önemli olayı şöyle anlatıyor. “25 Temmuz’da Atatürk Akşehir’e geldi. Komutanlarla taarruzun görüşmelerini yaptığını sonradan öğrendik. Futbol maçını izleyeceğini duyduk. Maç cuma günüydü. Askerler ve Akşehir Halkı, Cuma namazını Ulucami’de kıldı. Atatürk müezzinin yanındaydı.<br />
<br />
Namazdan sonra istasyon yolunun yanındaki araziye hep birlikte gittik. Burası Atatürk’ün kaldığı Derviş Bey’in evinin hemen arkasındaydı. Abim Kara Mustafa’nın da aralarında bulunduğu Akşehir takımıyla, subay ve askerlerden oluşan takım maç yaptılar. Yenişemediler ve maç 2-2 berabere bitti. Yaklaşık 1 ay sonra tekrar Akşehir’e gelen Atatürk, Duatepe’de komutanlarıyla birlikte Büyük Taarruz’un emrini verdi.” Bu maç Akşehir’de daha önce futbol oynandığının da kanıtıydı aynı zamanda. Çünkü ilçedeki gençlerin futbol ayakkabıları, formaları ve parçalı topları vardı Konya’nın ilçesinde böylesine bir futbol kültürü varken şehirde de, gayrı resmi de olsa takımlar kurulmaya başlamıştı.<br />
<br />
Matbuat takımının içinden Konya futbolunun köklerini teşkil edecek “birlik” futbol aşkıyla yanıp tutuşan “gençleri” çatısının altında buluşturdu. 22 Haziran 1922’de Konya Erkek Lisesi beden eğitimi muallimi Süreyya Rıfat Ege’nin kurucu başkanlığında yepyeni bir takım kuruldu. Türkiye’de yeni bir takım haline gelen Anadolu futbol birliklerine, şehirlerin isimleriyle birlikte gençleri bir araya getiren takımlar anlamında Gençlerbirliği isimleri konuyordu. Konyalı topcular Gençlerbirliği’nde buluştu. Babalık Gazetesi İdare Müdürü Halit Kurşun, Baş Mürettip Nazım Ermeral, PTT Memuru Münir Bey, Gazazade Kadir, Mürettip Hüseyin, Makinist Selim Gençlerbirliği’ne hayat veren isimlerdi.<br />
<br />
Takımın renklerinin siyah-beyaz olmasına karar verildi. Kuruluşundan iki yıl sonra babası Konya’da askeri levazım albayı olan ve yıllarca İstanbul takımlarında futbol oynayan lise öğrencisi olan Şükrü Erkuş da katıldı. Siyah-beyaz renkli bu takımın bir de simgesi olmalıydı. Konya Gençlerbirliği’nin amblemi hırçın bakışlı, kara bir kartal oluverdi. Şükrü Bey’in muallim mektebinde talebe olan kız kardeşi, simli, parlak iplerle, eline iğneyi alarak 12 tane kartal işledi. Matbuat takımının tecrübeli denilebilecek futbolcularının giydiği formaların göğsüne bu kartal kondu. Ağabeyinin zaman zaman giydiği formanın üzerindeki kartal amblemini de hatıra olarak sakladı.<br />
<br />
Şükrü Bey, takımın 1924 yılında çekilmiş bir fotoğrafının arkasına emeğinin göstergesi olarak şu cümleyi yazıyordu: “sırf benim çalışmamda bir çok mevcudiyet gösteren, Gençlerbirliği birinci futbol takımı budur” Konya Gençlerbirliği yaklaşık bir yıl, lise takımlarıyla maçlar yaparak futboldaki varlığını sürdürdü.<br />
<br />
Ancak 1923 yılının Temmuz ayında onlara çok ciddi bir rakip çıktı. Orduda görev yapan Rafet Çağlar, Milletvekili Saffet Gürol, Şevki Ergun, Celal Vaner, Nazım Buzcu, Seyfi Muşkara, Konya Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olan Süreyya Ege ve Celal Ulusan bir araya gelerek Konya’nın idman yuvasını kurdular.<br />
<br />
yapımı tamamlanan Atatürk Stadyumu’nun çim sahasına geçilmiş, taraftarlar maçları daha kalabalık gruplar halinde izliyordu artık. Konya’nın futboldaki arenasında derbilerin havası da değişmeye başlamıştı.<br />
<br />
1951 yılında, Alaaddin Tepesi’ndeki halk evine taşınan Gençlerbirliği futbolcuları müthiş bir bağlılık örneği gösterdiler. İdmanyurdu ile oynayacakları maça bir kaç gün kalmıştı. Yıllardır kullandıkları formaların çok eskimiş olduğunu gördüler. Onlara göre zengin takımı İdmanyurdu karşısına, halkın takımı Gençlerbirliği eski formalarla çıkamazdı. Ama yenileri içinde paraları da yoktu. Futbolcular önce binanın yüksek pencerelerinde ki çizgili siyah beyaz perdelere baktılar. O Parlak kumaşlı perdeleri indirdiler ve kendilerine forma yaptırdılar. Yeni kıyafetler maça yetişmiş ve o kumaştan oldukça güzel, çubuklu formalar ortaya çıkmıştı. Konya Gençlerbirliği’nin gururlu futbolcuları kulüp binasındaki perdelerden yaptırdıkları formalarla, ezeli rakiplerini 3-0 yenmeyi başarmışlardı.<br />
<br />
İki kulüp arasındaki rekabet futbolun dışındaki branşlara da yansımıştı. İdmanyurdu Gençlerbirliği’nin hemen ardından bisiklet takımını kurmuş, eskrim ve atletizmin yanı sıra basketboldaki rekabet futbolu aratmayacak hale gelmişti. 60’lı yıllarda bu kez İdmanyurdu, önce davrandı, basketbol takımını kurar. Atatürk spor salonunda oynanan maçlara binlerce taraftar geldi ve çok çekişmeli maçlar oynanmıştı. Yine aynı yıllarda futbol takımları, Türk futbolunun da gelişmesine paralel olarak Konya dışından daha kaliteli futbolcuları transfer etmeye başladı. 1965 yılının ikinci yarısında ikinci ligde mücadele eden Konyaspor, ilk olarak Ankara Gençlerbirliği’nden sağ açık İlhan’ı transfer etti.<br />
<br />
1947 ve sonrasında Konyalı bir çok futbolcu 3 büyük takımın gözdesi oldu. Mehmet Ortaer ve Şükrü Sümer gibi isimler Beşiktaş’tan transfer teklifi aldı. Ama ailelerinden izin alamadıkları için İstanbul’a gidemediler. Orhan ise terzilik yaptığı için Fenerbahçe fırsatını kaçırdı. Gençlerbirliği’nden Şevket Yorulmaz ise bu döngüyü bozdu ve Beşiktaş’a transfer olarak Süleyman Seba ile birlikte uzun yıllar top koşturdu. Oynadığı 15 milli maçta, 13 gol atarak Konya ve Türk futbol tarihine geçmeyi başardı. “Yanda” isminde Macar bir futbolcuya benzediği için “Yanda Arif” olarak bilinen Arif Sevinç, Galatasaray’da oynadı. Arif Sevinç 1950 yılı sonunda Konya şampiyonu olan İdmanyurdu takımının antrenörüydü ve Adana’da yapılan grup maçlarında oyuncularıyla birlikte harikalar yarattı.<br />
<br />
Yeşil beyazlı takım 1932 yılında Samsun’da yapılan Türkiye Amatör Futbol Şampiyonası’nda finale kadar yükseldi. Rakip İstanbul boğalarıydı. Adları amatördü ama zaten birinci ligin dışında lig olmadığı için amatör takımlarda son derece kaliteli oyuncular vardı.<br />
<br />
Türkiye’nin en iyi amatör takımı olma savaşı veren İdmanyurdu, İstanbulspor’a 1-0 yenilerek şampiyonluk şansını finalde kaybetti. Nuri Yenal’ın önemli transferler yaparak oluşturduğu ve yenilmez armada olarak kabul edilen Gençlerbirliği takımı da, Türkiye dördüncülüğüne ulaştı. Göz önünde olan bu iki takımın yapamadığını ise 1977 yılında Demirspor gerçekleştirdi ve Ankara’da Türkiye Amatör takımlar Şampiyonu olmayı başardı.<br />
<br />
Şehrin yetiştirdiği en ünlü futbolcularından biride Sarı Mehmet lakabıyla tanınan Mehmet Aktan’dı. Mehmet, önce Ankaragücü’ne gitti. Milli takım teknik direktörü Gündüz Kılıç da onu İtalya maçında ilk on birde sahaya çıkardı. Ünlü sol açık Rossi’ye adım attırmayan Sarı Mehmet bir anda tüm Türkiye’nin kalbinde taht kurdu. Galatasaray’da da oynayan Mehmet’in futbol yaşamı sakatlıklar yüzünden uzun sürmedi. 1950’li yıllarda Konya’ya gelerek özel maç yapan ilk yabancı takım Pakistan milli takımı oldu.<br />
<br />
Konyaspor’un profesyonel lige girmesinden sonra İstanbul’dan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş özel maç yapmak için Konya’ya geldi. Avusturya’nın ünlü Sturm Graz takımıyla da Konya İdmanyurdu karşılaştı. Yeşil beyazlı takım maçı 3-0 kaybetti. Belçika’nın Charleroi ve İsveçîn Juriasenne takımları da Konya’ya gelen diğer yabancı takımlardı.<br />
<br />
1960’lı yıllar Anadolu’da futbolun kaderinin değiştiği yılların başlangıcı oldu. 1964 de Orhan Şeref Apak başkanlığında ki futbol federasyonu, 13 takımlı 2.profesyonel futbol ligini kurdu. bu ligde Konya’dan da takım olmasını isteyen Apak; şehirdeki en büyük iki takımın yöneticilerine birleşmelerini teklif etti. Vali Ali Rıza Aydos, orhan Şeref Apak ve Beden Terbiyesi Genel Müdürü Fikret Altınel’in iki yıl süren çabaları yeterli olmadı ve ortak rengin hangisi olacağı, efsane bina ve diğer mal varlıklarının paylaşımında ki sorunlar nedeniyle İdmanyurdu cephesi birleşmeye karşı çıktı.<br />
<br />
Bunun üzerine Konya Gençlerbirliği, federasyonun da desteğini alarak kongreye gitti ve ismini Konyaspor olarak değiştirdi. Artık daha da güçlenen ve profesyonel olan Anadolu Kartalı’nın keskin bakışlara sahip iki başı vardı. Selçuklu kartalı artık onların arkasındaydı.<br />
<br />
Çimentospor ve Meramspor’un iltihaklarıyla güçlenen Konyaspor, 1965 yılında 2.Futbol Ligi’ne katılıyordu. Kulübün başkanlığına Gençlerbirliği’nin 22 yıl formasını giyen ve kaptanlığını yapan Mehmet Ortaer getirildi. Konyaspor’un profesyonel ligde mücadele etmesi şehirdeki futbol tutkunlarının siyah beyazlılara daha fazla ilgi göstermesini sağladı. Konya İdmanyurdu, ezeli rakibin hızlı yükselişine dur diyemeyince arkasından koşmayı tercih etti. İkinci lig şansı artık yoktu. Onlar da yine profesyonel olan 3.lige katılmak için girişimlerde bulundular.<br />
<br />
Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak, Konyaspor’un teşekkülüne katkıda bulunmadığı yani birleşmeye yanaşmadığı için İdmanyurdu’nun lige katılmasına pek sıcak bakmıyordu. Araya siyasetin gücü girdi. Konya’lı olan dönemin İçişleri Bakanı Faruk Sükan’a durum aktarıldı. İstedikleri olmazsa valilik önünde taraftarların büyük bir eylem yapacağı söylentisi yayıldı.<br />
<br />
Bunun üzerine Faruk Sükan’ın girişimleriyle, Orhan Şeref Apak izinli gösteridi. Onun başkanlık etmediği ilk federasyon toplantısından, 1967 yılında Konya İdmanyurdu’nun 3.lige alınması yönünde karar çıktı. Konyaspor, 1965 yılında 2.Ligde’ki ilk maçını Samsunspor ile oynadı. Efsane kadroda; kaleci Muzaffer, sağ bek Hikmet Deniz, sol bek Tayyar İnanç, sağ haf Sarı Mehmet, santrhaf Serpil Pilgir, sol haf Çetin Taşpınar, sağ açık Şükrü Sorgüç, sağ iç Ali Büyükbayram, santrafor Hasan Altıoklar, sol iç Didi lakaplı Hasan Hüseyin ve sol açık Cankut Özbay vardı.<br />
<br />
İlk maçında Samsunspor’a 1-0 mağlup olan çift başlı kartallar, ikinci maçında Bursaspor ile karşılaştı.Tamamı amatör takımlardan seçilen Konyaspor’un futbolcuları, iddialı olan Bursaspor’la ilk yarıyı 0-0 kapatınca ortalık bir anda karıştı. Takımın santraforu Serpil Pilgir, rakip teknik adamın devre arasında soyunma odalarına geldiğini, ilginç olaylar yaşandığını anlatıyor. “Maçı daha fazla önemsemeyin” teklifini kabul etmeyen Konyaspor’dan Tuncay Bilge, ikinci yarının hemen başında, Konyaspor’un profesyonel ligdeki ilk golünü attı. Bursaspor’dan Vedat Okyar, takımını beraberliğe taşıdı. Maçın hakemi neredeyse tüm kararlarını ev sahibi takımın lehine vermekteydi ve Mesut’un golüyle Bursaspor maçı 2-1 kazandı. İlk yıllarda ikinci ligde sıkıntı çeken Konyaspor, canını dişine takan amatör futbolcularla daha fazla dayanamadı ve 1968 yılında İdmanyurdu’nun bulunduğu 3.lige düştü.<br />
<br />
Artık iki takımda profesyoneldi ve aynı grupta mücadele edeceklerdi. Ezeli rekabetin küllerinde yeniden alevler çıkmaya başladı. Şehir tamamen ikiye bölünmeye başlamış kartal ve yıldızın düşmanlığa varan rekabeti, aile, arkadaş ve iş ortaklarının bile ilişkilerini bozar hale gelmişti. Artık rekabet oynanan her maçla birlikte düşmanlık tohumları ekiyor, şehirde ki huzur ortamı iki futbol takımı yüzünden iyiden iyiye bozulmaya başlıyordu. Konyaspor başkanı Veysel Büyükmumcu, her şeye rağmen dostluğu yeşertmek için çaba sarf ediyordu. İdmanyurdu’nun kaptanı Haldun Üstel 1977 yılı sonlarında evlenme kararı almış, düğün yapmak için de Konyasporluların sürekli kıskandığı ve kapısından bile giremedikleri kulüp binasını seçmişti. Haldun, ezeli rakiplerinin başkanını düğüne davet etti. Büyükmumcu, futbolcularıyla birlikte hediyesini de yanına alarak düğüne gitti. 1981 yılında gerçekleşecek büyük birleşmenin ilk sinyalleri işte böyle verilmişti.<br />
<br />
Birleşme hikayesi<br />
<br />
O yıllarda hayat elbetteki futboldan ibaret değildi. Kenan Evren Paşa idaresinde 12 Eylül darbesi yapılmış, ülkede ayrımcılığa neden olan her türlü toplumsal hareket bastırılmaya çalışılıyordu. Konya halkını bölen İdmanyurdu-Konyaspor rekabeti de bundan nasibini almakta gecikmedi.<br />
<br />
İhtilalin ardından 2.Ordu Komutanı olan Orgeneral Bedrettin Demirel, iki kulübü birleştirmek için girişimlere başladı. Paşa başkanları çağırdı ve artık uzlaşmalarını istedi. Konya İdmanyurdu yine direndi. Kulüp binası, renk ve isim konusunda tereddütleri olan yeşil beyazlı takımın başkanı, Bedrettin Paşa ile görüştükten sonra işin ciddiyetini anladı. Ankara’ya gidildi ve işlemler halledildi. Artık sorunlar çözülmüştü.<br />
<br />
Ne taraftar kavgaları, ne zaferde ki kulüp binası.. Büyük birleşmenin önündeki tüm engeller ortadan bir anda kalkıvermişti. Bedrettin Paşa, Konya’ya tek takım olarak dönülmesinin onuruna birde kokteyl verdi. Türkiye liglerinde Konya’yı temsil edecek bu güçlü kulübe Konya’nın tek takımı olduğu için Konyaspor ismi verildi. Renk konusunda ise İdmanyurdu’nun isteği kabul edildi ve siyah beyaz aşkı sona erdi.<br />
<br />
Bozkırın ortasındaki büyük ovada yeşil beyaz renkli bayraklar dalgalanmaya başladı. İdmanyurdu’nun yıldızının yerine Konya’nın Anadolu Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapmasına saygı gösterildi. Doğunun ve batının hakimi keskin bakışlı çift başlı kartal futbolun da hakimi olmak için yeşil beyaz renklerin üzerinde amblem olarak duracaktı. Kartalı çevreleyen tarımın ve buğdayın sembolü başaklar da Konyaspor’u yalnız bırakmadı. Peki bu yeni takımın kuruluş tarihi ne olacaktı ? Konyasporlular iki kulübünde köklü tarihini hatırlatması için amblemin altına 1922 ya da 1965 yazılması gerektiğini savundular.<br />
<br />
Ama kartalı kabul etmenin ezikliğini yaşayan İdmanyurdu cephesi, birleşme tarihini kuruluş tarihi olarak kabul ettirdi. Artık efsanenin resmi doğum tarihi 1981’di. İki takımın da en yetenekli oyuncuları yeni takımın kadrosunu oluşturdu. İdmanyurdu kaptanı Haldun Üstel ile Konyaspor kaptanı Nuri Mehtap, aynı takımda buluşmuşlardı. Konyaspor’dan daha fazla futbolcu gelmiş ve Servet Atun kaptan olarak belirlenmişti. Ama taraftarlar alınan bir yenilgi sonrası birbirleriyle tartışmaya devam ediyorlardı. bu kez “sizin futbolcuların hatası yüzünden yenildik” tartışmaları yapılıyordu. Birleşmenin ardından birinci lig hedefine ulaşma isteğinin de etkisiyle artık tamamı Konyalı futbolculardan oluşan kadrolar kurulmuyordu. İddialı maçlar oynanıyor, Konyalı futbolcular iddiasını kaybetmeye başlıyordu. Birkaç yıl geçtikten sonra Konya futbolunun önüne öyle bir hedef çıktı ki artık ne İdmanyurdu ne Konyaspor konuşuluyordu. Konya gibi büyük bir şehrin takımının Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi takımlarla aynı ligde yer alması gerektiğini savunuyordu taraftarlar. Tüm şehir şampiyonluk hedefi etrafında birleşti.<br />
<br />
1984 yılından itibaren Mustafa Bülbül ve Süleyman Çınar başkanlığında birinci lige yükselebilmek adına güçlü kadrolar oluşturuldu. Büyük çaba sarfedildi. 1986 yılında Konyaspor sezonun son maçına kadar iddiasını sürdürdü. Şampiyonun belli olacağı son hafta Mersin deplasmanına giden yeşil beyazlı takım rakibini 2-1 yendi ancak Kayserispor’un Adanaspor’la berabere kalması gerekiyordu. Şaibeli bir maçın ardından Adanaspor yenildi ve Kayserispor o yıl 1.lige çıktı.<br />
<br />
Birleşmenin üzerinden 5 yıl geçmiş ve son maçlarda kaçan şampiyonluklar taraftarları üzmeye başlamıştı. 1987 yılında Süleyman Çınar başkan oldu. Yine güçlü bir takım kuruldu. Tribünler her maçta tıklım tıklım doluyor ve son maça kadar takımdan destek esirgenmiyordu. Yine düğüm son hafta çözülecekti. Konyaspor evinde oynanacak maçta rakibi Tarsus İdmanyurdu idi. Şampiyonluğun diğer adayı Sakaryaspor ise Çanakkale ile oynayacaktı. Taraftarlar bu kez işi şansa yani topun yuvarlak olmasına bırakmak istemedi. İki maçta aynı saatte başlayacaktı. Rakip takımın maçından bilgi almak için bazı önlemler alındı. Bunlardan biride sahaya tavuk bırakmak maçın geç başlamasını sağlamaktı. Herşey planlandığı gibi gidiyordu, ancak sahada ki futbolcuların Tarsus’u tam 6 farkla yenmesi gerekiyordu. Birde gol yediler ve rakam 7’ye yükseldi.<br />
<br />
Bu arada, önce başlayan maçtan, Sakaryaspor’un galip durumda olduğu haberi geldi. Tribünler çılgına dönmüştü. Konyaspor 3-1, 4-1 derken skoru 5-1 e getirdi. Ama olmadımı olmuyordu ve gerekli fark yakalanamıyordu. O maçtan sonra bir daha görev verilmeyen 1.lig hakemi, Aykan Köseoğlu’nun bitiş düdüğünü çalmasıyla tribünler çılgına döndü. Duydukları üzüntü büyük bir öfkeye dönüşmüştü.<br />
<br />
Sezon boyunca verdikleri desteğin karşılığını alamayınca önce futbolculara daha sonra da cadde ve sokaklarda gördükleri herşeye saldırmaya başladılar, şampiyonluk sadece 2 gol yüzünden kaçmıştı. 1987-1988 sezonunda Süleyman Çınar ve arkadaşlarının istifasıyla Anadolu Kartalı bir anda sahipsiz kaldı.<br />
<br />
Maddi sorunlar aşılamıyordu, şampiyonluk için para gerekiyordu. Şans o günlerde belki de ilk defa Konyaspor için bu kadar cömert davranıyordu. Şehirde öyle bir vali vardı ki; hem görev yaptığu şehrin hem de futbolun aşığıydı. İmparator lakabıyla tanınan Vali Kemal Katıtaş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Öksüz, daha önce fikir desteği verdikleri Konyaspor’a bu kez herşeylerini vermeye hazırdılar ve taşın altına ellerini sokmaya razı oldular. Bir sezon önce Tarsus İdmanyurdu maçında çıkan olaylar pahalıya patlamıştı. Verilen cezalar nedeniyle evinde oynaması gereken 5 maçı deplasmanda oynayacak olan Konyaspor’un Ahmet Öksüz başkanlığında ki yeni yönetimi ne yapacağını bilemez durumdaydı.<br />
<br />
Ama Şefik Tarhan, Ali Ataman ve Şemsettin Beştav gibi futbolu iyi bilen yöneticiler hemen kolları sıvayıp transfere başladılar. Belediyenin tam desteğiyle maddi sorunlar çözülmüştü. Bir çoğu 1.ligde top koşturan 7 oyuncu kiralandı. Bunların arasında Galatasaray’lı Büyük Metin ve yine sarı kırmızılı takımın daha sonra efsane futbolcularından olan Suat Kaya da vardı. Konyalı olan sadace Celalettin ve Salih vardı. Ortaya tecrübeli ve çok koşan bir takım çıkmıştı. Son olarak onları şampiyonluğa inandırmak kaldı.<br />
<br />
Taraftarların 1.ligi ne kadar çok istediğini bilen futbolcularda, sert bir Karadenizli olan Özkan Sümer’in motivasyon yöntemleri, gerekli inancın oluşmasını sağladı. Sezon başladı, ilk maçlarını cezası nedeniyle deplasmanda oynayan Konyaspor, karşısına çıkanı yeniyor, artık 1.ligin perdesi aralanıyordu. Son haftalara doğru heyacan giderek arttı. Bakırköyspor şampiyonluğun yakasını bırakmıyordu.<br />
<br />
Karşıyaka ve Bakırköyspor ile oynanan maçlar hiç bir zaman unutulmadı. Rahat maçlar oynayan Anadolu Kartalları, Konya’da oynadığı Muğlaspor maçını Konyaspor’da yetişmiş olan Salih’in attığı golle 1-0 kazandı. Şampiyonluk için kenetlenen taraftarlar; Atatürk Stadyumu’nun çimlerinde çözüldü. Konyaspor profesyonel mücadelesinin 22.yılında büyüklerin yanında, yani 1.ligdeydi. Bu heyacanlı maçları hiç kaçırmayan, Konyaspor’un şampiyonluğu için şehri seferber eden İmparator Vali Kemal Katıtaş, takımın 1.lig yolunda ipi göğüslediğini göremedi.<br />
<br />
Katıtaş, makamında çalışırken kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ahmet Öksüz görevi bıraktı ve yeni yönetim 1.ligde çalıştırması için takımı Erol Togay’a emanet etti. İlk maçında sahasında Sarıyer’e 3-0 yenilen ancak ligdeki ilk yılında 43 gol atan yeşil beyazlılar, sezonu 46 puanla 8.sırada tamamladı</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 26 20:41:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/spor/konyaspor-un-kurulus-hikayesi-h242.html">Konyaspor&amp;#039;un kuruluş hikayesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/spor/konyaspor-104-yasinda-baskan-omer-atikerden-tarihi-mesaj-h241.html</link>
		<title>Konyaspor 104 Yaşında! Başkan Ömer Atikerden Tarihi Mesaj</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Konyaspor Başkanı Ömer Atiker, kulübün 104. kuruluş yıl dönümünde iddialı mesajlar verdi: &quot;Konyaspor&#039;u daha güçlü, daha başarılı ve daha saygın bir noktaya taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&quot;]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="3">Konyaspor Kulübü Başkanı Ömer Atiker, yeşil-beyazlı kulübün <b data-index-in-node="60" data-path-to-node="3">104. kuruluş yıl dönümü</b> dolayısıyla anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı. Anadolu’nun köklü çınarı Konyaspor'un bir spor kulübünden çok daha fazlası olduğunu vurgulayan Başkan Atiker, kulübün geleceğe yönelik vizyonunu ve hedeflerini paylaştı.</p>

<h3 data-path-to-node="4"><strong>"Konyaspor Sadece Bir Kulüp Değil, Yüzyıllık Bir Sevdadır"</strong></h3>

<p data-path-to-node="5">Başkan Ömer Atiker, yayımladığı mesajda Konyaspor’un 104 yıllık tarihi boyunca sadakat, fedakarlık ve ortak bir idealin simgesi haline geldiğini belirtti. Konyaspor’un yeşil-beyaz renkleriyle Anadolu'nun kalbinde dev bir çınara dönüştüğünü ifade eden Atiker, şunları söyledi:</p>

<blockquote data-path-to-node="6">
<p data-path-to-node="6,0">"Konyaspor yalnızca bir futbol kulübü değil, geride bıraktığımız yüzyılı aşan bir tarih, milyonlarca yürekte yaşayan bir sevdadır. Bugün sadece bir doğum günü değil; bir şehrin tek yürek olduğu, aynı sevda etrafında birleştiği müstesna bir gündür."</p>
</blockquote>

<h3 data-path-to-node="7"><strong>Avrupa Sahnesi, Güçlü Altyapı ve Gelecek Vizyonu</strong></h3>

<p data-path-to-node="8">Kulübün geçmiş başarılarına ve modern vizyonuna dikkat çeken Atiker, Konyaspor'un bugün Avrupa sahnesinde şehri ve ülkeyi gururla temsil eden, modern tesisleri ve güçlü akademisiyle geleceğe emin adımlarla yürüyen bir yapıya kavuştuğunu belirtti. 104 yıllık mirasın omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklediğini ifade eden Başkan Ömer Atiker, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote data-path-to-node="9">
<p data-path-to-node="9,0">"Konyaspor'u daha güçlü, daha başarılı ve daha saygın bir noktaya taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Süreyya Ege ve arkadaşlarının yaktığı ateş ve 104 yıllık şanlı geçmişimizden aldığımız güçle, daha büyük hedeflere koşacağız."</p>
</blockquote>

<h3 data-path-to-node="10"><strong>Büyük Konyaspor Taraftarına Teşekkür</strong></h3>

<p data-path-to-node="11">Mesajında kulübe emek veren eski başkanları, yöneticileri, teknik heyeti, futbolcuları ve amatör branşlardaki sporcuları unutmayan Atiker, ahirete irtihal eden Konyaspor sevdalılarını rahmetle andı. En büyük teşekkürü ise yeşil-beyazlı taraftara ayırdı:</p>

<p data-path-to-node="12">"Kulübümüzün 104 yıllık yolculuğunda en büyük gücümüz, her koşulda yanımızda olan taraftarımızdır. Bu büyük sevdayı yaşayan, armamıza her şartta sahip çıkan tüm taraftarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberliğimiz sürdükçe Konyaspor'un yarınları çok daha aydınlık olacaktır."</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 26 20:14:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/spor/konyaspor-104-yasinda-baskan-omer-atikerden-tarihi-mesaj-h241.html">Konyaspor 104 Yaşında! Başkan Ömer Atikerden Tarihi Mesaj</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/yasam/asure-gunu-ne-zaman-iste-10-muharremde-yapilmasi-gereken-ibadetler-h240.html</link>
		<title>Aşure Günü Ne Zaman? İşte 10 Muharremde Yapılması Gereken İbadetler ve Faziletleri</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[10 Muharrem 1448 - 25 Haziran 2026 Aşure Günü yaklaşıyor! Müslümanlar için manevi fırsatlarla dolu bu mübarek günde oruç tutmak, sadaka vermek ve ibadet etmek gibi kaçırılmayacak 9 önemli fazileti sizler için derledik.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="4">İslam aleminde yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmanın simgesi olan Muharrem ayının en kıymetli zamanı yaklaşıyor. Manevi iklimin zirveye ulaşacağı, bereket ve mağfiret kapılarının ardına kadar açılacağı <b data-index-in-node="202" data-path-to-node="4">10 Muharrem 1448 – 25 Haziran 2026</b> tarihine artık sayılı günler kaldı. Müslümanlar için kaçırılmayacak manevi fırsatlar barındıran bu mübarek gün, içinde barındırdığı tarihi olaylar ve faziletlerle büyük bir önem taşıyor.</p>

<p data-path-to-node="5">İslam kaynaklarında bugünün feyiz ve bereketinden en iyi şekilde istifade edebilmek için yapılması tavsiye edilen ibadetler ve salih ameller şöyle sıralanıyor:</p>

<ul data-path-to-node="6">
	<li>
	<p data-path-to-node="6,0,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,0,0">Oruç Tutmak:</b> Aşure Günü'nün en önemli sünnetlerinden biri oruç tutmaktır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bu günde tutulan orucun geçmiş bir yılın günahlarına kefaret olacağını müjdelemiştir. Tek başına tutulmaması, öncesine veya sonrasına bir gün eklenmesi tavsiye edilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,1,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,1,0">Geceyi İbadetle İhya Etmek:</b> 10 Muharrem gecesini kaza veya nafile namazlar kılarak, dualar ederek ve Allah'ı (C.C.) zikrederek geçirmek, manevi derecelerin yükselmesine vesile olur.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,2,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,2,0">Hane Halkına İkramda Bulunmak:</b> Aşure Günü ailesine ve ev halkına cömert davranan, rızkını geniş tutan kişinin, tüm yıl boyunca rızkının bereketli olacağına dair hadis-i şerifler mevcuttur.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,3,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,3,0">Çocukları ve Yetimleri Sevindirmek:</b> Küçükleri mutlu etmek, onlara hediyeler vermek veya harçlık tanımak günün ruhuna en uygun davranışlardandır.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,4,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,4,0">Sadaka Vermek:</b> İhtiyaç sahiplerine el uzatmak, sadaka vererek toplumsal dayanışmaya katkı sağlamak bugünün ecrini katlamaktadır.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,5,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,5,0">Temizliğe ve Kişisel Bakıma Özen Göstermek:</b> Boy abdesti almak, temiz kıyafetler giymek ve çevre temizliğine dikkat etmek bugünün sünnetleri arasında yer alır.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,6,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,6,0">Selamlaşmayı Yaygınlaştırmak:</b> Mümin kardeşleriyle selamlaşmak, küslükleri bitirmek ve sevgi bağlarını güçlendirmek büyük sevaptır.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,7,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,7,0">İlim Öğrenmek ve Sohbetlere Katılmak:</b> Günün anlam ve önemini kavramak adına dini sohbetler dinlemek, kitap okumak ve ilim meclislerinde bulunmak tavsiye edilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="6,8,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="6,8,0">İyiliği Emretmek ve Yardım Etmek:</b> Çevredeki insanlara güler yüz göstermek, bir sıkıntıyı gidermek ve genel anlamda iyilik halini yaymak Aşure Günü'nün bereketini artırır.</p>
	</li>
</ul>

<p data-path-to-node="7">Aşure Günü, sadece bir tatlı paylaşımı değil; ruhun arınması, kalplerin yumuşaması ve Allah'a yakınlaşma vesilesidir. Bu mübarek zaman dilimini dua, tövbe ve ibadetle değerlendirmeyi unutmayın.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 26 20:00:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/yasam/asure-gunu-ne-zaman-iste-10-muharremde-yapilmasi-gereken-ibadetler-h240.html">Aşure Günü Ne Zaman? İşte 10 Muharremde Yapılması Gereken İbadetler ve Faziletleri</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.konyahaberi.com/yasam/islamda-babanin-degeri-ve-evlat-terbiyesindeki-rolu-h239.html</link>
		<title>İslamda Babanın Değeri ve Evlat Terbiyesindeki Rolü</title>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>
		<description><![CDATA[İslam’da babanın yeri, sorumlulukları ve evlat terbiyesindeki önemi Kur&#039;an-ı Kerim ayetleri ve hadis-i şeriflerle rehberlik ediyor. İşte bir babanın evladına bırakacağı en büyük miras ve peygamberlerin dilinden baba-evlat ilişkisi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-path-to-node="3">İslam dini, aile kurumuna ve özellikle anne-baba hakkına büyük bir önem atfetmiştir. Kur'an-ı Kerim'de anne-babaya iyilik yapılması emri, Allah’a kulluk ve tevhid emrinin hemen ardından zikredilerek bu sorumluluğun büyüklüğü gözler önüne serilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de babanın aile içindeki değerini, konumunu ve manevi mesuliyetini çeşitli hadislerle ümmetine açıklamıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="4">1. Anne-Babaya İyilik Emri</h3>

<p data-path-to-node="5">Kur'an-ı Kerim’de İsra Suresi 23-24. ayetlerde anne-babaya karşı gösterilmesi gereken hürmet ve merhamet açıkça emredilmektedir:</p>

<p data-path-to-node="6">﴿ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا OR كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَا أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا ۝ وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="7">
<p data-path-to-node="7,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,0">"Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa sakın onlara 'öf' bile deme; onları azarlama; onlara gönül alıcı güzel söz söyle. Onlara merhametle alçak gönüllülük kanatlarını ger ve şöyle dua et: 'Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse sen de onlara merhamet et.'"</b> <i data-index-in-node="379" data-path-to-node="7,0">(İsrâ 17/23-24)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="8">Allah Teâlâ burada anne-babaya iyiliği, tevhid emrinin hemen ardından zikrederek bu hakkın ne kadar kutsal olduğunu beyan etmiştir. Ayette geçen "öf" ifadesi, en küçük bir kırgınlık ve memnuniyetsizlik belirtisidir. En küçüğü yasaklandığına göre, onlara karşı daha büyük bir saygısızlık ve kırgınlık oluşturacak davranışlar elbette haram kılınmıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="9">2. Babanın Cennete Açılan Kapı Oluşu ve En Büyük Miras</h3>

<p data-path-to-node="10">Hz. Yakup'un (a.s.) vefatına yakın evlatlarına yaptığı nasihat, Kur'an-ı Kerim'de özellikle Bakara Suresi 133. ayette anlatılmaktadır:</p>

<p data-path-to-node="11">﴿ أَمْ كُنْتُمْ شُهَدَاءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدِي ۖ قَالُوا نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ آبَائِكَ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ إِلَٰهًا وَاحِدًا وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="12">
<p data-path-to-node="12,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="12,0">"Yoksa Yakup'a ölüm geldiği zaman siz orada mıydınız? O vakit Yakup oğullarına, 'Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?' demişti. Onlar da, 'Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilâhına, tek olan Allah'a kulluk edeceğiz; biz O'na teslim olanlarız' dediler."</b> <i data-index-in-node="274" data-path-to-node="12,0">(Bakara, 2/133)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="13"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="13">Ayetin Verdiği Mesajlar:</b> Hz. Yakup (a.s.) ölüm döşeğinde iken bir baba olarak malını, mülkünü, mirasını veya dünya işlerini değil; evlatlarının imanını ve tevhid inancını düşünmüştür. Bu durum, peygamberlerin evlat terbiyesinde en büyük önceliğinin iman ve güzel ahlak olduğunu göstermektedir. Evlatları da bu şuurla babalarına bağlılıklarını ve teslimiyetlerini ifade etmişlerdir.</p>

<p data-path-to-node="14">Benzer bir vasiyet Hz. İbrahim (a.s.) tarafından da evlatlarına yapılmıştır:</p>

<p data-path-to-node="15">﴿ وَوَصَّىٰ بِهَا إِبْرَاهِيمُ بَنِيهِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِيَّ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَىٰ لَكُمُ الدِّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="16">
<p data-path-to-node="16,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="16,0">"İbrahim de bunu oğullarına vasiyet etti; Yakup da aynı vasiyette bulundu: 'Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti; öyleyse ancak Allah'a teslim olmuş kimseler olarak can verin.'"</b> <i data-index-in-node="186" data-path-to-node="16,0">(Bakara, 2/132)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="17"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="17">Günümüze Bakan Yönü:</b> Hz. Yakup'un (a.s.) bu vasiyeti, babaların çocuklarına bırakacağı en büyük mirasın maddi imkanlar, ev veya arazi değil; sağlam bir iman, güzel ahlak ve Allah'a kulluk bilinci olduğunu öğretmektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de bu konuyu şu şekilde beyan etmiştir:</p>

<p data-path-to-node="18">« مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدَهُ مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أَدَبٍ حَسَنٍ »</p>

<blockquote data-path-to-node="19">
<p data-path-to-node="19,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="19,0">"Hiçbir baba, evladına güzel terbiyeden daha üstün bir hediye (miras) vermemiştir."</b> <i data-index-in-node="84" data-path-to-node="19,0">(Kaynak: Sünen-i Tirmizî)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="20">Her bir baba evlatlarının iyi bir meslek sahibi olmasını dert edindiği kadar, güzel ahlak sahibi iyi bir insan olmasını da dert etmedikçe toplumun ıslah olması mümkün değildir. Babanın rızasını kazanmak kişinin cennete girmesine vesile olurken, babaya karşı saygısızlık büyük bir manevi kayıptır. Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur:</p>

<p data-path-to-node="21">« الْوَالِدُ أَوْسَطُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ، فَإِنْ شِئْتَ فَأَضِعْ ذَلِكَ الْبَابَ أَوِ احْفَظْهُ »</p>

<blockquote data-path-to-node="22">
<p data-path-to-node="22,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="22,0">"Baba, cennetin orta kapılarından biridir. Dilersen o kapıyı kaybet, dilersen koru."</b> <i data-index-in-node="85" data-path-to-node="22,0">(Kaynak: Sünen-i Tirmizî)</i></p>
</blockquote>

<h3 data-path-to-node="23">3. Allah'ın Rızası ve Babanın Rızası</h3>

<p data-path-to-node="24">İslam hukukunda ve ahlakında anne-babanın rızası, Allah'ın rızasına giden yolda temel bir basamak olarak kabul edilmiştir.</p>

<p data-path-to-node="25">« رِضَا الرَّبِّ فِي رِضَا الْوَالِدِ، وَسَخَطُ الرَّبِّ فِي سَخَطِ الْوَالِدِ »</p>

<blockquote data-path-to-node="26">
<p data-path-to-node="26,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="26,0">"Rabbin rızası babanın rızasındadır; Rabbin gazabı da babanın gazabındadır."</b> <i data-index-in-node="77" data-path-to-node="26,0">(Kaynak: Sünen-i Tirmizî)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="27">Buradaki temel ölçü, Allah'ın meşru kıldığı helal ve mubah konularda anne-babaya itaat edilmesidir. Günah olan bir hususta anne-babaya itaat edilmez; ancak inançları veya istekleri ne olursa olsun onlara karşı saygılı ve nazik üslup asla terk edilmez.</p>

<h3 data-path-to-node="28">4. Hz. İbrahim ve Babası: Nezaket Örneği</h3>

<p data-path-to-node="29">Hz. İbrahim (a.s.), Kur'an-ı Kerim'de inanç noktasında tamamen zıt düştüğü babasına karşı son derece nazik ve hürmetkar bir üslup kullanmasıyla tüm insanlığa örnek gösterilmiştir.</p>

<p data-path-to-node="30">﴿ يَا أَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِي عَنكَ شَيْئًا ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="31">
<p data-path-to-node="31,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="31,0">"Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan şeylere niçin tapıyorsun?"</b> <i data-index-in-node="91" data-path-to-node="31,0">(Meryem 19/42)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="32">Hz. İbrahim babasının yanlışını yüzüne vururken ve onu hak dine davet ederken bile <i data-index-in-node="83" data-path-to-node="32">"Yâ ebeti"</i> yani <i data-index-in-node="99" data-path-to-node="32">"Babacığım"</i> hitabını kullanarak nezaketi elden bırakmamıştır.</p>

<h3 data-path-to-node="33">5. Hz. Nuh ve Oğlu: Bitmeyen Baba Şefkati</h3>

<p data-path-to-node="34">Bir babanın evladı için duyduğu şefkat, peygamberlerin hayatında en berrak haliyle tezahür etmiştir. Hz. Nuh (a.s.), inkarcı oğlunu helak olmaktan kurtarmak için son ana kadar büyük bir gayret göstermiştir:</p>

<p data-path-to-node="35">﴿ يَا بُنَيَّ ارْكَبْ مَعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="36">
<p data-path-to-node="36,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="36,0">"Yavrucuğum! Bizimle birlikte gemiye bin, inkârcılarla beraber olma."</b> <i data-index-in-node="70" data-path-to-node="36,0">(Hûd 11/42)</i></p>
</blockquote>

<h3 data-path-to-node="37">6. Peygamber Efendimizin Yetim Olarak Büyümesi</h3>

<p data-path-to-node="38">Hz. Muhammed (s.a.s.) daha dünyaya gelmeden önce babası Abdullah bin Abdülmuttalib vefat etmişti. Kur'an-ı Kerim bu durumu şu ayetle hatırlatır:</p>

<p data-path-to-node="39">﴿ أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَى ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="40">
<p data-path-to-node="40,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="40,0">"Seni yetim bulup da barındırmadı mı?"</b> <i data-index-in-node="39" data-path-to-node="40,0">(Duhâ 93/6)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="41">Peygamber Efendimiz baba sevgisinden ve şefkatinden mahrum büyümüş olmasına rağmen, ümmetine baba şefkatini, adaleti ve merhameti en mükemmel şekilde öğretmiştir. Hayatı boyunca yetimlere gösterdiği derin hassasiyet ve ilginin arkasında bu hayat tecrübesi de yer almaktadır.</p>

<h3 data-path-to-node="42">7. Babanın Evladına Karşı Sorumluluğu: Lokman (a.s.) Nasihatleri</h3>

<p data-path-to-node="43">İslam'da baba, sadece ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılayan, nafaka getiren bir figür değildir. Baba, koruyucu ve kollayıcı rolünün yanında evladının ahlakından, imanından ve eğitiminden de doğrudan sorumludur.</p>

<p data-path-to-node="44">« كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ »</p>

<blockquote data-path-to-node="45">
<p data-path-to-node="45,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="45,0">"Hepiniz çobansınız ve hepiniz idareniz altındakilerden sorumlusunuz."</b> <i data-index-in-node="71" data-path-to-node="45,0">(Kaynak: Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="46">Kur'an-ı Kerim'de bir babanın evladına yapabileceği en güzel rehberlik, Lokman (a.s.)'ın oğluna verdiği öğütlerle örneklenmiştir. Lokman Suresi 13-19. ayetler arasında yer alan bu altın nasihatler şu temel esasları kapsar:</p>

<ul data-path-to-node="47">
	<li>
	<p data-path-to-node="47,0,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="47,0,0">Şirkten Sakındırma (Tehvid İnancı):</b> ﴿ وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ ۖ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ ﴾ <i data-index-in-node="159" data-path-to-node="47,0,0">"Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: 'Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma. Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.'"</i> <i data-index-in-node="285" data-path-to-node="47,0,0">(Lokman, 31/13)</i></p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="47,1,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="47,1,0">Allah'ın Her Şeyi Bildiğini Hatırlatma (Ototokontrol):</b> ﴿ يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ ﴾ <i data-index-in-node="237" data-path-to-node="47,1,0">"Yavrucuğum! Yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerde bulunsa bile Allah onu ortaya çıkarır. Şüphesiz Allah her şeyin inceliklerini bilir, her şeyden haberdardır."</i> <i data-index-in-node="452" data-path-to-node="47,1,0">(Lokman, 31/16)</i></p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="47,2,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="47,2,0">Namazı Emretme ve Toplumsal Sorumluluk:</b> ﴿ يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلَاةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا أَصَابَكَ ۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ ﴾ <i data-index-in-node="193" data-path-to-node="47,2,0">"Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl; iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına gelenlere sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir."</i> <i data-index-in-node="347" data-path-to-node="47,2,0">(Lokman, 31/17)</i></p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="47,3,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="47,3,0">Kibirden Sakındırma ve Tevazu:</b> ﴿ وَلَا تُصَعِّרْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبּُ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ ﴾ <i data-index-in-node="156" data-path-to-node="47,3,0">"İnsanlara karşı yüzünü küçümseyerek çevirme; yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri sevmez."</i> <i data-index-in-node="296" data-path-to-node="47,3,0">(Lokman, 31/18)</i></p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="47,4,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="47,4,0">Ölçülü Davranmayı Öğütleme:</b> ﴿ وَاقْصِدْ فِي Mَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ ﴾ <i data-index-in-node="127" data-path-to-node="47,4,0">"Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir."</i> <i data-index-in-node="220" data-path-to-node="47,4,0">(Lokman, 31/19)</i></p>
	</li>
</ul>

<h3 data-path-to-node="48">Sonuç ve Öğüt</h3>

<p data-path-to-node="49">İslam dünyasında baba; ailenin sarsılmaz direği, evladın en güvenli limanı, fedakarlığın sembolü ve cennete açılan mübarek kapılardan biridir. Babanın duası, evladın hayatındaki en büyük bereket vesilesidir. Eğer bir baba hayatta ise hürmetle kıymeti bilinmeli; vefat etmiş ise rahmetle yad edilmeli, onun adına dualar edilip hayırlar yapılmalı ve dostlarıyla olan bağlar korunmalıdır.</p>

<p data-path-to-node="50">Haberimizi Kur'an-ı Kerim'in bizlere öğrettiği o muazzam vefa duasıyla tamamlayalım:</p>

<p data-path-to-node="51">﴿ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا ﴾</p>

<blockquote data-path-to-node="52">
<p data-path-to-node="52,0"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="52,0">"Rabbim! Küçüklüğümde beni yetiştirdikleri gibi sen de anne ve babama merhamet et."</b> <i data-index-in-node="84" data-path-to-node="52,0">(İsrâ 17/24)</i></p>
</blockquote>

<p data-path-to-node="54"><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="54">Yazar:</b> Eyup Lale (Vaiz) - 2026</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 26 19:00:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.konyahaberi.com/yasam/islamda-babanin-degeri-ve-evlat-terbiyesindeki-rolu-h239.html">İslamda Babanın Değeri ve Evlat Terbiyesindeki Rolü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


